can parçam
söyle şimdi ne haldesin
bıraktığım gibi misin?
yoksa başka eldemisin?
dönsem diyorum bir kıyamet zamanı
dönmek zor..
dön desen
demen çok zor...
12 Temmuz 2009 Pazar
06 Şubat 2009 Cuma
CEM ADRİAN - SONBAHAR
düştü elleri içimdeki boşluğa,
su titredi, yaprak oynadı dalında.
kesti elimi yüzündeki kirpiği,
kalbimde bir çiçek açtı.. yine...
bir rüya olmalı gördüğüm,
gördüğüm bir rüya olmalı,
belki de belki de hiç uyandırmamalı...
sonbahar sonbahar olmalı,
sebebi sebebi sonbahar,
sonbahar sonbahar..
korkmuyorum hiç !
başla hadi!
sar karanlığına beni,
al en derinine hadi!
sar bikere sar bikere!
başla hadi!
vur yalnızlığınla beni,
yerden yere yerden yere hadi!
vur bikere vur bikere!
başla! yıka yağmurlarında beni,
ıslat yine ıslat yine hadi ağlat!
kaybet kaldırımlarında beni,
yürüt yine üşüt yine hadi!
korkmuyorum!
korkmuyorum!
su titredi, yaprak oynadı dalında.
kesti elimi yüzündeki kirpiği,
kalbimde bir çiçek açtı.. yine...
bir rüya olmalı gördüğüm,
gördüğüm bir rüya olmalı,
belki de belki de hiç uyandırmamalı...
sonbahar sonbahar olmalı,
sebebi sebebi sonbahar,
sonbahar sonbahar..
korkmuyorum hiç !
başla hadi!
sar karanlığına beni,
al en derinine hadi!
sar bikere sar bikere!
başla hadi!
vur yalnızlığınla beni,
yerden yere yerden yere hadi!
vur bikere vur bikere!
başla! yıka yağmurlarında beni,
ıslat yine ıslat yine hadi ağlat!
kaybet kaldırımlarında beni,
yürüt yine üşüt yine hadi!
korkmuyorum!
korkmuyorum!
22 Ocak 2009 Perşembe
KELEBEK
Nev yeni albüm çıkarmış!!!! :)
Nevin şarkılarını çok beğenerek dinleyen biri olarak çoookkk sevindim!
Bide bu aralar en sevdiğim böceğin kelebek olduğuna karar vermişken cem adrianın kelebek şarkısını bağara bağara 'BEN BİR KELEBEĞİM' diye söylerken nev'in yeni albümünden ilk dinlediğim şarkısı kelebek olduu:)) işte sözleri:
Nev - Kelebek
Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Kelebek...Ooo...Kelebek...Ooo...
Açar mı kanatların bir gün yine?
Kelebek kaç gün var geriye?
Kısacık ömür yeter mi onca hayale?
Gücenme dünya hali böyle..
Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Sen boşver onları uç kendin gibi kelebek gibi...
Onların ruhu böyle rengarenk değil saf ve tertemiz
Kelebek sen uç hep gönlünce...
Kelebek sen uç hep gönlünce...
Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Sen boşver onları uç kendin gibi kelebek gibi..
Onların ruhu böyle rengarenk değil saf ve tertemiz...
Kelebek sen uç hep gönlünce...
Kelebek sen uç hep dokunmasınlar kanatlarına dökülür ya pulların
Unutma sen kelebeksin, ben seni öyle sevdim.
Bir asi rüzgardın da kıyamadım dokunmaya
Sen demiştin ya giderken
Ah kelebek seni hep seveceğim...
Nevin şarkılarını çok beğenerek dinleyen biri olarak çoookkk sevindim!
Bide bu aralar en sevdiğim böceğin kelebek olduğuna karar vermişken cem adrianın kelebek şarkısını bağara bağara 'BEN BİR KELEBEĞİM' diye söylerken nev'in yeni albümünden ilk dinlediğim şarkısı kelebek olduu:)) işte sözleri:
Nev - Kelebek
Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Kelebek...Ooo...Kelebek...Ooo...
Açar mı kanatların bir gün yine?
Kelebek kaç gün var geriye?
Kısacık ömür yeter mi onca hayale?
Gücenme dünya hali böyle..
Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Sen boşver onları uç kendin gibi kelebek gibi...
Onların ruhu böyle rengarenk değil saf ve tertemiz
Kelebek sen uç hep gönlünce...
Kelebek sen uç hep gönlünce...
Sen boşver onları uç gönlünce
Onların hiç kanatları olmadı ki...
Sen boşver onları uç kendin gibi kelebek gibi..
Onların ruhu böyle rengarenk değil saf ve tertemiz...
Kelebek sen uç hep gönlünce...
Kelebek sen uç hep dokunmasınlar kanatlarına dökülür ya pulların
Unutma sen kelebeksin, ben seni öyle sevdim.
Bir asi rüzgardın da kıyamadım dokunmaya
Sen demiştin ya giderken
Ah kelebek seni hep seveceğim...
Etiketler:
kelebek,
nev,
yeni albüm
10 Ocak 2009 Cumartesi
İç Sesimizin Tonunu Annemizin Sesi Söylüyor

Çocuklar konuşmaya ilk başladıklarında yapacaklarını tek tek ifade ederler. ‘Kamyonu alıyoruz, oyuncağı üzerine koyuyoruz’ gibi. Bir süre sonra bu konuşmalar yok olur.
Yaşamımızdaki ilk konuşmalar anne ve yakın çevrenin etkisiyle oluşuyor. Dr. Ferahim Yeşilyurt’a göre, eğer endişeleri nedeniyle korumacı bir anne yanında büyüyorsanız, çevresel konuşmalar bu doğrultuda oluşuyor.
Karamsar bir anneniz varsa siz de olaylarla ilgili karamsar konuşmalar yapmaya başlarsınız. Bir süre sonra ise bu iç konuşmalarınızı başkaları duyamaz. Ama kendi içinizde devam eder gider.
Çocukken anneniz izin vermemesine rağmen bardaktan su içmeyi istediniz. Suyu içerken bardak elinizden kaydı ve yere düştü. Yerlere su ve cam parçaları dağıldı. Eğer anneniz “Aptal çocuk seni. Sana söyledim değil mi içemezsin diye, ortalığı berbat ettin” biçiminde konuşursa siz de bu konuşma tarzından etkilenirsiniz.Anneniz olaya daha sakin de yaklaşabilir. “Şimdi içemiyorsun ama biraz büyüdüğünde tek başına bardaktan su içebilirsin” biçiminde konuşursa daha umutlu bir konuşmayı öğrenmiş olursunuz.
Yaşamımızdaki ilk konuşmalar anne ve yakın çevrenin etkisiyle oluşuyor. Dr. Ferahim Yeşilyurt’a göre, eğer endişeleri nedeniyle korumacı bir anne yanında büyüyorsanız, çevresel konuşmalar bu doğrultuda oluşuyor.
Karamsar bir anneniz varsa siz de olaylarla ilgili karamsar konuşmalar yapmaya başlarsınız. Bir süre sonra ise bu iç konuşmalarınızı başkaları duyamaz. Ama kendi içinizde devam eder gider.
Çocukken anneniz izin vermemesine rağmen bardaktan su içmeyi istediniz. Suyu içerken bardak elinizden kaydı ve yere düştü. Yerlere su ve cam parçaları dağıldı. Eğer anneniz “Aptal çocuk seni. Sana söyledim değil mi içemezsin diye, ortalığı berbat ettin” biçiminde konuşursa siz de bu konuşma tarzından etkilenirsiniz.Anneniz olaya daha sakin de yaklaşabilir. “Şimdi içemiyorsun ama biraz büyüdüğünde tek başına bardaktan su içebilirsin” biçiminde konuşursa daha umutlu bir konuşmayı öğrenmiş olursunuz.
Etiketler:
iç sesimiz
09 Ocak 2009 Cuma
Yine Sana Dair
Sende, ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
sende, ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
sende uzaklığı,
sende, ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
ve bir avcı istihasıyla etini dişlemek senin.
Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil..
sende, ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
sende uzaklığı,
sende, ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
ve bir avcı istihasıyla etini dişlemek senin.
Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil..
Etiketler:
şiir
08 Ocak 2009 Perşembe
Eurovision Şarkısının Şarkı Sözleri
Baby you’re perfect for me
you are my gift from heaven
this is the greatest story of all times
we met in like in a movie
so meant to last forever
and what you’re doing to me
feels so fine
angel I wake up
and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back
baby i read all answers
in your exotic movements
you are the greatest dancer of all times
you make me feel so special
no one can kiss like you do
as it is your profession
feel so fine
angel i wake up and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel
the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back
always out it like it no minute
feels like there’s no way back
always out it like there’s no minute
feels like Düm Tek Tek..
you are my gift from heaven
this is the greatest story of all times
we met in like in a movie
so meant to last forever
and what you’re doing to me
feels so fine
angel I wake up
and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back
baby i read all answers
in your exotic movements
you are the greatest dancer of all times
you make me feel so special
no one can kiss like you do
as it is your profession
feel so fine
angel i wake up and live my dreams
endlessly
crazy for you
can you feel
the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there no minute
feels like there’s no way back
can you feel the rhythm in my heart
the beats going Düm Tek Tek
always out it like there’s no minute
feels like there’s no way back
always out it like it no minute
feels like there’s no way back
always out it like there’s no minute
feels like Düm Tek Tek..
Etiketler:
düm tek tek,
hadise,
şarkı sözleri
06 Ocak 2009 Salı
RUH İKİZİMMMM!

Bu sabah şu msnin testyourselflerinden birini daha uyguladım e can sıkıntısı işte:)
Ama bu sefer doğru çıktı ruh ikizimin hayatımda oldunu söledi
Evet bildin ruh ikizim hayatımda hatta sevgilim oldu bile :))
Bu msnde hayatımı hep geriden takip ediyo yenileyin kendinizi yaaaa :P
Bakın neler demiş :)
Siz ruh ikiziniz ile zaten tanışmışsınız. Bu kişi ister hayatınızda çok önemli bir role sahip olsun, ister sadece tanışmakla kaldığınız herhangi biri olsun, onu ilk gördüğünüz zaman hissettiğiniz o garip duyguyu anımsamanız gerekir.
Ama bu sefer doğru çıktı ruh ikizimin hayatımda oldunu söledi
Evet bildin ruh ikizim hayatımda hatta sevgilim oldu bile :))
Bu msnde hayatımı hep geriden takip ediyo yenileyin kendinizi yaaaa :P
Bakın neler demiş :)
Ruh İkiziniz Hayatınızda
Siz ruh ikiziniz ile zaten tanışmışsınız. Bu kişi ister hayatınızda çok önemli bir role sahip olsun, ister sadece tanışmakla kaldığınız herhangi biri olsun, onu ilk gördüğünüz zaman hissettiğiniz o garip duyguyu anımsamanız gerekir.
Belki sizin için basit bir tanışma olarak kalmış olabilir ama emin olun çok geçmeden o kişinin sizin ruh ikiziniz olduğunu farkedeceksiniz. Bir şekilde; ya tesadüfen yine bir araya geldiğiniz bir ortamda; aynı anda aynı cümleye başlamak gibi, aynı anda aynı yiyeceğe uzanmak gibi ufak ama garip tesadüfler yaşayarak kafanızda bir kıvılcım çakacak bu tür ufak ve garip tesadüfler sizi bir şekilde birbirinize yakınlaştıracak.
Kısacası zaten halihazırda tanışmış olduğunuz ruh ikizinizin kim olduğunu zamanla anlayacaksınız.
Ben anladım bilee :)
Etiketler:
msn,
ruh ikizim,
test
İŞTE BÜYÜK AŞK :)

7 ve 6 yaşındaki minik aşıklar evlenmek için Afrika'ya gitmeye kalkıştı! Bakın neler oldu... Almanya'da biri 7, diğeri 6 yaşında iki küçük aşık, son derece "romantik" bir fikirle, "sıcak bir balayı için" Afrika'da evlenmek üzere yola çıkmalarının ardından, Hannover tren garında yakayı ele verdi.
Alman polisinin açıklamasına göre, yılbaşı gecesi dul babasının yeni birlikte yaşamaya başladığı kadının iki kızından 7 yaşındaki Anna-Lena'ya gönlünü kaptıran 6 yaşındaki Mika, sevgilisini "sıcak Afrika'da evlenmeye" ikna etti. Boşanmış ailelerin çocukları olan iki minik aşık, Anna-Lena'nın 5 yaşındaki kız kardeşi Anna-Bell'i de şahitlik yapmak üzere yanlarına alarak, 1 Ocak sabahı güneş gözlüğü, plaj eşyaları ve kıyafetleri koydukları valizleriyle yola düştü. Langenhagen'daki evlerinden aileleri uyurken erkenden yola çıkan çocuklar, yaklaşık bir kilometre yürüdükten sonra havaalanına gitmek üzere Hannover tren garına giden tramvaya bindi.
Tren garında küçük çocukları fark eden demiryolu görevlilerinin polisi uyarması üzerine iki polis memuru, minik aşıkları ve şahitlerini, parasız ve uçak bileti olmaksızın Afrika'ya gidemeyecekleri konusunda ikna ettikten sonra gardaki karakola götürdü. Aileleri bulunan çocuklar, anne babalarına teslim edildi. Minik aşıklar, "projelerini daha sonra gerçekleştirmek istediklerini" belirtti.
Alman polisinin açıklamasına göre, yılbaşı gecesi dul babasının yeni birlikte yaşamaya başladığı kadının iki kızından 7 yaşındaki Anna-Lena'ya gönlünü kaptıran 6 yaşındaki Mika, sevgilisini "sıcak Afrika'da evlenmeye" ikna etti. Boşanmış ailelerin çocukları olan iki minik aşık, Anna-Lena'nın 5 yaşındaki kız kardeşi Anna-Bell'i de şahitlik yapmak üzere yanlarına alarak, 1 Ocak sabahı güneş gözlüğü, plaj eşyaları ve kıyafetleri koydukları valizleriyle yola düştü. Langenhagen'daki evlerinden aileleri uyurken erkenden yola çıkan çocuklar, yaklaşık bir kilometre yürüdükten sonra havaalanına gitmek üzere Hannover tren garına giden tramvaya bindi.
Tren garında küçük çocukları fark eden demiryolu görevlilerinin polisi uyarması üzerine iki polis memuru, minik aşıkları ve şahitlerini, parasız ve uçak bileti olmaksızın Afrika'ya gidemeyecekleri konusunda ikna ettikten sonra gardaki karakola götürdü. Aileleri bulunan çocuklar, anne babalarına teslim edildi. Minik aşıklar, "projelerini daha sonra gerçekleştirmek istediklerini" belirtti.
05 Ocak 2009 Pazartesi
ÖYLE BİRİNİ BULUN Kİ!!!
Öyle birini bulun ki;
Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen;
Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;
Sizi alnınızdan öpen;
Size en zor anlarınızda bulutların üstüne çıkarmak isteyen;
Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...
Öyle birini bekleyin ki;
Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını
veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;
Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o...' diyen...
Öyle birini sevin ki...
Aşkın sevginin en güzelini yaşayın :)
Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen;
Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;
Sizi alnınızdan öpen;
Size en zor anlarınızda bulutların üstüne çıkarmak isteyen;
Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...
Öyle birini bekleyin ki;
Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını
veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;
Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o...' diyen...
Öyle birini sevin ki...
Aşkın sevginin en güzelini yaşayın :)
Etiketler:
öyle birini bulun ki,
şiir
24 Aralık 2008 Çarşamba
Bağlanmayacaksın - Can Yücel
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...
Etiketler:
bağlanmayacaksın,
can yücel,
sanat,
şiir
20 Aralık 2008 Cumartesi
REKLAMMATİK
Geçen bir arkadaşımdan bir mail geldi.Reklam izleyerek para kazanmak istermisin diye kim istemezki :)
Reklammatik diye bir site açılmış ne kadar süredir var bilmiyorum ama hemen üye oldum hem reklam izliyosun hem para kazannıyosun çok büyük meblalar değil ama hediyeler falanda var aman haftada bir bilgisayarda 2 reklam izleyince milyarlar vermelerini beklemiyordum zaten:) Neyse üye oldum, sitede sadece reklam izleyerek değil arkadaşlarınızı davet ederekte puan kazanabiliyorsunuz bizim gibi gününün yarısından fazlasını bilgisayar başında geçirenlerin haftada 10 dakikasını ayırıp para kazanmasıda güzel bişi tabi!Sonunda bilgisayar başında oturuyoruz diye en azından birileri bizi ödüllendiriyor :) Katılmak yada siteyi gezmek isterseniz davet linkime tıklamanız yeterrli :)))
davet linkim : http://secure.reklammatik.com/member_main.php?page=new_member_link&refererid=266984d55191957d539129df01687f16
Reklammatik diye bir site açılmış ne kadar süredir var bilmiyorum ama hemen üye oldum hem reklam izliyosun hem para kazannıyosun çok büyük meblalar değil ama hediyeler falanda var aman haftada bir bilgisayarda 2 reklam izleyince milyarlar vermelerini beklemiyordum zaten:) Neyse üye oldum, sitede sadece reklam izleyerek değil arkadaşlarınızı davet ederekte puan kazanabiliyorsunuz bizim gibi gününün yarısından fazlasını bilgisayar başında geçirenlerin haftada 10 dakikasını ayırıp para kazanmasıda güzel bişi tabi!Sonunda bilgisayar başında oturuyoruz diye en azından birileri bizi ödüllendiriyor :) Katılmak yada siteyi gezmek isterseniz davet linkime tıklamanız yeterrli :)))
davet linkim : http://secure.reklammatik.com/member_main.php?page=new_member_link&refererid=266984d55191957d539129df01687f16
Ofisinizde masanızın üzerinde sulamakla uğraşmayacağınız bir bitki arıyorsanız bu ürün tam size göre, güneş enerjisi ile yaprakları oynayan bu dost bitki görenleri şaşırtacak..
Bitkiniz tamamen çevre dostu gün ışığı ile çalışmaktadır, pilsizdir. Yaprakları dökülmez, bir gün ofise geldiğinizde onu ölü bulmazsınız, kısacası sizi eğlendiren sorunsuz bir bitki :)
16 Aralık 2008 Salı
SÖYLEYEMEDİM...
Düşlerde sevdim seni söyleyemedim
Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim
Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim
Şarkılar yazdım sana okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa dokunamadım
Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim...
Sessiz öptüm nefesini söyleyemedim
Sana ben şiirler sözler büyüttüm
Sana ben baharlar yazlar büyüttüm
Sana ben hummalı gizler büyüttüm
Söyleyemedim
Şarkılar yazdım sana okuyamadım
Hep yanımdaydın oysa dokunamadım
Sana ben hayaller düşler büyüttüm
Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
Sana ben hummalı aşklar büyüttüm
Söyleyemedim...
Etiketler:
hasan turan,
türkü,
şarkı
08 Aralık 2008 Pazartesi
05 Aralık 2008 Cuma
ŞARAP ÜRETİCİSİYMİŞİM! :)
Az önce bir test buldum nette hemen merak duygularımı kabarttı hemen uyguladım bakın önceki hayatımda neymişim çok mükemmel bir hayatım yokmuş aslında ama güzel bi aşk hikayem varmışş en azından :)
Şarap Üreticisi
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Şarap Üreticisi
Bir önceki hayatınızda Güney Fransa’da üzüm bağları olan bir şarap üreticisiydiniz. Maddi açıdan varlıklı fakat bulunduğu çevreden hoşlanmayan biriydiniz. Bu nedenle sık sık kendi dünyanıza çekilir ve hayat üzerine bir filozof edasıyla düşünceler geliştirirdiniz. Hatta bu düşüncelerinizi yazıya döküp bir kitap halinde yayınlamayı bile düşündünüz fakat beklenmedik bir aşk macerası sizin hayata bambaşka bir gözle bakmanıza neden oldu ve daha önce yazdığınız ve düşündüğünüz herşey size yavan gelmeye başladı. Bu nedenle bu yazıları hiç bir zaman yayınlamadınız. Büyük aşkınızla hiç bir zaman evlenmediniz ama ömrünüzün sonuna kadar birlikte yaşayarak, hayatınızın tadını doya doya çıkardınız. Ölümünüzden sonra sevgiliniz sizin yazılarınızı evin bir köşesinde buldu ve her akşam sizinle konuşur gibi hissederek o yazıları tekrar tekrar okudu.
Etiketler:
geçmiş hayatım,
günlük.
27 Kasım 2008 Perşembe
NEYZEN TEVFİK
Fıçı
Neyzen Tevfik'e doktor içkiyi men etmişti.Fakat Peyami Safa bir günüstadı ziyarete gittiğinde odanın bir köşesinde bir fıçı şarap gördü
.-Bu ne bre üstad? Diye sordu. Hani sen artık içmeyecektin?
-Ne yaparsın, oğul, içmezsem kuvvetten düşüyorum.
-Peki, içkinin faydası oluyor mu?
-Ne diyorsun olmaz olur mu? Mesela bu fıçı buraya ilk geldiği zamanyerinden kımıldatamıyordum, şimdi iki elimle kaldırabilirim....
Etiketler:
Fıkra,
neyzen tevfik,
sanat
25 Kasım 2008 Salı
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol BEHRAMOĞLU
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol BEHRAMOĞLU
Etiketler:
ataol behramoğlu,
sanat,
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
19 Kasım 2008 Çarşamba
ÇOCUK İSTİSMARINA SON
1- Cinsel taciz suçu yürürlükteki T.C.K'da şikayete bağlı suç unsuru olarak sayıldığından ve cezaların düşük tutulduğunu göz önüne alarak, bu insanlık dışı suçun, çağdaş ülkelerde olduğu gibi şikayete bağlı suç unsuru kapsamından çıkarılmasını, şikayetçi olunmasa da kamu davası niteliğinde değerlendirilerek, kanıtlandığı takdirde çocuklarımızın bedenen ve ruhen yaralanmaması için, gerekli yasal düzenlemelerin tarafınızca bir an önce yapılmasını ve yaşama geçirilmesini, yasaların bu tür sapkınlıkları en ağır şekilde cezalandırmasını;
2- Tacize, tecavüze ve her tür cinsel istismara uğrayan çocuklar için özel terapi merkezlerinin kurulmasını ya da var olan kuruluşlardaki bölümlerin açılmasını ve uzmanların yetiştirilmesini, mağdurların kendilerini güvende hissetmeleri, dolayısıyla yaşadıklarını deşifre edebilmeleri icin gerekli ortamın sağlanmasını;
3- Kreşlerden başlayarak tüm okullarda düzenli olarak bilinçlendirme çalışmaları yapılmasını, çocukların bilgilendirilmesini, öğretmenlik eğitiminin içinde yer almasını;
4- Bu konuda denetim makamı olan kişi ve kuruluşların görevlerini eksiksiz ve objektif bir şekilde yerine getirmelerini talep ediyoruz.
Bir ülkede mağdur olan insanları kanunlar korur.
Kanuna inancımızı yitirmek istemiyoruz.
Diyorsanız sizde imzalayın lütfen!!!
http://kampanya.annecocuk.com/
2- Tacize, tecavüze ve her tür cinsel istismara uğrayan çocuklar için özel terapi merkezlerinin kurulmasını ya da var olan kuruluşlardaki bölümlerin açılmasını ve uzmanların yetiştirilmesini, mağdurların kendilerini güvende hissetmeleri, dolayısıyla yaşadıklarını deşifre edebilmeleri icin gerekli ortamın sağlanmasını;
3- Kreşlerden başlayarak tüm okullarda düzenli olarak bilinçlendirme çalışmaları yapılmasını, çocukların bilgilendirilmesini, öğretmenlik eğitiminin içinde yer almasını;
4- Bu konuda denetim makamı olan kişi ve kuruluşların görevlerini eksiksiz ve objektif bir şekilde yerine getirmelerini talep ediyoruz.
Bir ülkede mağdur olan insanları kanunlar korur.
Kanuna inancımızı yitirmek istemiyoruz.
Diyorsanız sizde imzalayın lütfen!!!
http://kampanya.annecocuk.com/
14 Kasım 2008 Cuma
EGELİ LODOS
Son günlerde evimde sürekli dinlediğim parça.Şarkının sözlerini iyi dinleyin bütün kelimeler farklı anlamlara götürüyor insanıı...
Etiketler:
egeli lodos,
müzik,
sıla
13 Kasım 2008 Perşembe
GÜLÜŞÜN
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Sarılışında ne düşler,
Ne düşükler, Sakınamazsın.
Aynı yolları,
Kimsesiz mekanları,
Birlikte özleme hasreti...
Yalnızlığımın dert ortağı gastrit...
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Bütün iç savaşlarda,
Rehin alındı bu yürek
Kandıramazsın.
Hangi çekilişin Büyük ikramiyesi bu,
En uzak sevişmelerin
Yeni yetme utancı.
Lakin aşk,
Biraz da utanmaktır yaşamaktan,
Sakınamazsın...
Yeni yetmelik işine gelince:
O zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçede var.
Bazı dillerde yok.
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Kime niyet kime felaket bu aşk,
Anlayamazsın.
Ödümüz patlıyor acı çekmekten
Oysa;
Biraz da acıdır,
Aşkın mayası.
Kaçınamazsın.
Gülüşündeki manayı saklayamazsın.
Tutunacak yerimiz yok,
Resmi tutanaklarda.
Gülüşünde bin yıllık hasret var,
Saklayamazsın. ..........................
Bu yazık karşılaşmanın
Alnımıza çakılıyor anafikri:
Aşka cesaretimiz yoksa
Başka zaman görüşürüz!
YILMAZ ERDOĞAN
Saklayamazsın.
Sarılışında ne düşler,
Ne düşükler, Sakınamazsın.
Aynı yolları,
Kimsesiz mekanları,
Birlikte özleme hasreti...
Yalnızlığımın dert ortağı gastrit...
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Bütün iç savaşlarda,
Rehin alındı bu yürek
Kandıramazsın.
Hangi çekilişin Büyük ikramiyesi bu,
En uzak sevişmelerin
Yeni yetme utancı.
Lakin aşk,
Biraz da utanmaktır yaşamaktan,
Sakınamazsın...
Yeni yetmelik işine gelince:
O zaten hepimizin gizli öznesi
Türkçede var.
Bazı dillerde yok.
Gülüşünde bir mana var,
Saklayamazsın.
Kime niyet kime felaket bu aşk,
Anlayamazsın.
Ödümüz patlıyor acı çekmekten
Oysa;
Biraz da acıdır,
Aşkın mayası.
Kaçınamazsın.
Gülüşündeki manayı saklayamazsın.
Tutunacak yerimiz yok,
Resmi tutanaklarda.
Gülüşünde bin yıllık hasret var,
Saklayamazsın. ..........................
Bu yazık karşılaşmanın
Alnımıza çakılıyor anafikri:
Aşka cesaretimiz yoksa
Başka zaman görüşürüz!
YILMAZ ERDOĞAN
Etiketler:
sevgi,
yılmaz erdoğan
09 Kasım 2008 Pazar
06 Ekim 2008 Pazartesi
MIMLENDIMMM! :)
Bugünn maillerime bakarken haydins'in kendine iyi bak yazıma yorum yazdını gördüm meğersem mimlenmişimm :)
Nerelerdeydim bu kadarr zamandır derseniz çalışıyorum artık ben bide okul olunca yoğun tempo içinde yazı yazmaya fırsat bulamadım. :)
Şimdi gelelim Haydins'in beni mimlediği sorularaa benii tanıyın bakalımm :)
1.ISMINIZ?
DILEK Ama yakın arkadaşlarım bana cimcime diyolar. Arada cadı diyenlerde olmuyo değil :)
2. NERELİSİNİZ?
Doğma büyüme İzmitliyim.Annem Bulgaristan doğumlu yani macırlar. Babam da doğma büyüme İzmitli ama dedemler yunanistandan gelmişler. Annem onlara gavurdan dönme diyor :) pomaklardaa :) Pomak bildiğim kadarıyla rum kökenli sonradan Türk vatandaşı ve müslüman olanlara deniyor.
3.YAŞADIĞINIZ YER?
Bu karışık biraz iştee! Ailem İzmitte ama ben okul ve iş nedeniyle Bilecikde yaşıyorum. Yani benim evim Bilecikde ama İzmitede ayda bir gidiyorum iştee :)
4.MESLEĞİNİZ?
Öğrenciyim ve hiç bitsin istemiyorum çalışma hayatının zor olduğunu farkettim son 1 aydırr :)
5.HOBİLERİNİZ?
Ben tam bir müzik delisiyim:) Hayatımın her anına uygun bi müzik vardır. Kızgın olduğumda mutlu olduğumda... hep yaptığım müzik dinlemektir. Ve yüzmek tabiki kendimi bildim bileli beni dinlendiren mutlu eden rahatlatan tek spor tek başına suyla gökyüzünün konuşmasına şahit olursun yüzerken eğer seni severlerse aralarına alırlar ve sana neler olduğunu anlatırlar sakinleştirirler budur benim düşüncem :)
6.EVLİ MİSİNİZ?
Evli değilim tabikide daha yaşım 24 çok varr başımı yakmama:) evlenmeye karar verdiğimdee zaten ilk önce sizin haberiniz olcak ve davetli listemin başlarında isimleriniz olcak :)
7.KAÇ TANE ÇOCUĞUNUZ VAR?
Evli olmayıpta çocuğumun olması biraz garip olmazmıı :P
8.EN SEVDİĞİNİZ YEMEK?
Tabiki makarnaa :) Kim sevmezkii :)
9.SEVDİĞİNİZ MÜZİK TÜRÜ?
Arabesk harici her tür müzik ama türkü dinerken eğleniyorumm :)
ve canlı performansları dinlerken coşuyorum :)
10.NERELERE GİTMEK İSTERSİNİZ?
Yunanistan tek hayalim aslında ama isviçreyide merak etmiyo değilim :) Tek gitmeyeceğim yer Amerika kendilerine kalsın ne onlarr benim ülkeme gelsin nede ben onların ülkesine gideyim :)
İşte bukadarr mimlenmek zor değilmiş hiçde :) Ben kimi mimlesemm? Nilaylayımı mimliyim barii onuda tanıyın dicem ama siminya benden önce davranmışş bende püstüklü mama'yı mimliyorum ozaman kolay gelsinnn :)
Hepiniz kendinize iyi bakın fırsatım oldukçaa yazı yazmaya çalışıcamm ama siz beni yinede özleyinn :))))
Nerelerdeydim bu kadarr zamandır derseniz çalışıyorum artık ben bide okul olunca yoğun tempo içinde yazı yazmaya fırsat bulamadım. :)
Şimdi gelelim Haydins'in beni mimlediği sorularaa benii tanıyın bakalımm :)
1.ISMINIZ?
DILEK Ama yakın arkadaşlarım bana cimcime diyolar. Arada cadı diyenlerde olmuyo değil :)
2. NERELİSİNİZ?
Doğma büyüme İzmitliyim.Annem Bulgaristan doğumlu yani macırlar. Babam da doğma büyüme İzmitli ama dedemler yunanistandan gelmişler. Annem onlara gavurdan dönme diyor :) pomaklardaa :) Pomak bildiğim kadarıyla rum kökenli sonradan Türk vatandaşı ve müslüman olanlara deniyor.
3.YAŞADIĞINIZ YER?
Bu karışık biraz iştee! Ailem İzmitte ama ben okul ve iş nedeniyle Bilecikde yaşıyorum. Yani benim evim Bilecikde ama İzmitede ayda bir gidiyorum iştee :)
4.MESLEĞİNİZ?
Öğrenciyim ve hiç bitsin istemiyorum çalışma hayatının zor olduğunu farkettim son 1 aydırr :)
5.HOBİLERİNİZ?
Ben tam bir müzik delisiyim:) Hayatımın her anına uygun bi müzik vardır. Kızgın olduğumda mutlu olduğumda... hep yaptığım müzik dinlemektir. Ve yüzmek tabiki kendimi bildim bileli beni dinlendiren mutlu eden rahatlatan tek spor tek başına suyla gökyüzünün konuşmasına şahit olursun yüzerken eğer seni severlerse aralarına alırlar ve sana neler olduğunu anlatırlar sakinleştirirler budur benim düşüncem :)
6.EVLİ MİSİNİZ?
Evli değilim tabikide daha yaşım 24 çok varr başımı yakmama:) evlenmeye karar verdiğimdee zaten ilk önce sizin haberiniz olcak ve davetli listemin başlarında isimleriniz olcak :)
7.KAÇ TANE ÇOCUĞUNUZ VAR?
Evli olmayıpta çocuğumun olması biraz garip olmazmıı :P
8.EN SEVDİĞİNİZ YEMEK?
Tabiki makarnaa :) Kim sevmezkii :)
9.SEVDİĞİNİZ MÜZİK TÜRÜ?
Arabesk harici her tür müzik ama türkü dinerken eğleniyorumm :)
ve canlı performansları dinlerken coşuyorum :)
10.NERELERE GİTMEK İSTERSİNİZ?
Yunanistan tek hayalim aslında ama isviçreyide merak etmiyo değilim :) Tek gitmeyeceğim yer Amerika kendilerine kalsın ne onlarr benim ülkeme gelsin nede ben onların ülkesine gideyim :)
İşte bukadarr mimlenmek zor değilmiş hiçde :) Ben kimi mimlesemm? Nilaylayımı mimliyim barii onuda tanıyın dicem ama siminya benden önce davranmışş bende püstüklü mama'yı mimliyorum ozaman kolay gelsinnn :)
Hepiniz kendinize iyi bakın fırsatım oldukçaa yazı yazmaya çalışıcamm ama siz beni yinede özleyinn :))))
Etiketler:
ben,
beni tanıyın,
hobi,
mimlendim
17 Eylül 2008 Çarşamba
KENDİNE İYİ BAK
Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.
"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler... ...
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."
"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak.
"Kendine iyi bak" derler, kursunu kafana sikip giderler... ...
Etiketler:
KENDİNE İYİ BAK
02 Eylül 2008 Salı
ÇOCUK NE YAŞARSA ONU ÖĞRENİR;
Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse,
Kınamayı ve ayıplamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse,
Kavga etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa,
Sıkılıp utanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse,
Kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse,
Sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk desteklenip yüreklendirilmişse,
Kendine güven duymayı öğrenir.
Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,
Adil olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk güven ortamında yetişmişse,
İnançlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse,
Kendini sevmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
BU DÜNYADA MUTLU OLMAYI ÖĞRENİR.
Kınamayı ve ayıplamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kin ortamında büyümüşse,
Kavga etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanmışsa,
Sıkılıp utanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse,
Kendini suçlamayı öğrenir.
Eğer bir çocuk hoşgörüyle yetiştirilmişse,
Sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk desteklenip yüreklendirilmişse,
Kendine güven duymayı öğrenir.
Eğer bir çocuk övülmüş ve beğenilmişse,
Takdir etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse,
Adil olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk güven ortamında yetişmişse,
İnançlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kabul ve onay görmüşse,
Kendini sevmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse,
BU DÜNYADA MUTLU OLMAYI ÖĞRENİR.
Etiketler:
EĞER BİR ÇOCUK,
mutluluk
27 Ağustos 2008 Çarşamba
HAYATIN ALTIN KURALLARI
-Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşmak gerekmez.
-'Bak' Aynı zamanda baktığını gören ol.
-Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan ol.
-Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istediğin kadar uyuma.
-'Seni Seviyorum' derken inanarak söyle.
-'Özür dilerim' derken inanarak söyle.
-İlk görüşte aşka inan.
-Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal.
-Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme.
-Derinden ve inançla sev.
-Kırılabilirsin belki ama başka türlüde hayatını tam yaşayamazsın.
-Anlaşmazlıklarda dürüstçe savaş.
-İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp; onlar hakkında karar verme.
-İnsanları yargılarsan onları sevmeye vaktin kalmaz
-İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bunu yaparkende kibar ol.
-Yavaş konuş ama hızlı düşün.
-Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru sorarsa gülümse ve 'Neden bilmek istiyorsun' de.
-Şunu daima hatırla ki; büyük aşk yada büyük yatırım daima risk taşır.
-Eğer kaybedersen; aklını da kaybetme.
-Üç S'yi unutma; SEVGİ-herkese SAYGI-kendine ve başkalarına SORUMLULUK-tüm hareketlerin için
-Küçük bir tartışmanın tüm dostluğunu mahvetmesine izin verme.
-Dostun olsun istiyorsan; DOST-OL
-Eğer hata yaptığını farkedersen; hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam etme.
-Telefonda konuşurken gülümse, karşındaki sesinden gülümsediğini anlayacaktır.
-Konuşmayı sevdiğin biriyle evlen.Yaşın ilerledikçe sohbet herşeyden değerli olacaktır.
-Biraz yalnız kalmaya özen göster.
-Anneni say, sev ve ara.
-Yeniliklere açık ol; ama illede değişmeye çalışma.
-Şunu bilki sessiz kalmak bazen en iyi cevaptır.
-Daha fazla kitap oku, dostlarını ara ve daha az tv seyret.
-Güzel, şerefli bir hayat yaşa.Geriye dönüp baktığında ikinci bir defa daha tadını çıkarırsın.
-Yuvanda sıcak bir ortam oluşturmak için elinden geleni yap.
-Sevdiklerinle tartışırken o anı önemse, geçmişi karıştırma.
-'Bak' Aynı zamanda baktığını gören ol.
-Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin zaman yeri doldurulamayan ol.
-Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istediğin kadar uyuma.
-'Seni Seviyorum' derken inanarak söyle.
-'Özür dilerim' derken inanarak söyle.
-İlk görüşte aşka inan.
-Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal.
-Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme.
-Derinden ve inançla sev.
-Kırılabilirsin belki ama başka türlüde hayatını tam yaşayamazsın.
-Anlaşmazlıklarda dürüstçe savaş.
-İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp; onlar hakkında karar verme.
-İnsanları yargılarsan onları sevmeye vaktin kalmaz
-İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bunu yaparkende kibar ol.
-Yavaş konuş ama hızlı düşün.
-Eğer biri sana cevap vermek istemediğin bir soru sorarsa gülümse ve 'Neden bilmek istiyorsun' de.
-Şunu daima hatırla ki; büyük aşk yada büyük yatırım daima risk taşır.
-Eğer kaybedersen; aklını da kaybetme.
-Üç S'yi unutma; SEVGİ-herkese SAYGI-kendine ve başkalarına SORUMLULUK-tüm hareketlerin için
-Küçük bir tartışmanın tüm dostluğunu mahvetmesine izin verme.
-Dostun olsun istiyorsan; DOST-OL
-Eğer hata yaptığını farkedersen; hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam etme.
-Telefonda konuşurken gülümse, karşındaki sesinden gülümsediğini anlayacaktır.
-Konuşmayı sevdiğin biriyle evlen.Yaşın ilerledikçe sohbet herşeyden değerli olacaktır.
-Biraz yalnız kalmaya özen göster.
-Anneni say, sev ve ara.
-Yeniliklere açık ol; ama illede değişmeye çalışma.
-Şunu bilki sessiz kalmak bazen en iyi cevaptır.
-Daha fazla kitap oku, dostlarını ara ve daha az tv seyret.
-Güzel, şerefli bir hayat yaşa.Geriye dönüp baktığında ikinci bir defa daha tadını çıkarırsın.
-Yuvanda sıcak bir ortam oluşturmak için elinden geleni yap.
-Sevdiklerinle tartışırken o anı önemse, geçmişi karıştırma.
Etiketler:
başarı,
hayatın altın kuralları,
mutluluk,
sevgi
26 Ağustos 2008 Salı
GLOW-İN-THE-DARK
İşte sert bir akrilik tuğlanın içine hapsedilmiş karanlıkta parlayan (glow-in-the-dark) ampul.Doğal günışığında kendini şarj eder, karanlıkta parlar. Ve de gerçek bir ampulle yapıldı. Gerçek bir ampulün (evinizdeki ampulün aynısı) içine yerleştirilmiş bir glow-in-the-dark pigment. Sonra da bu ampul şeffaf bir akrilik reçine bloğun içine koyuluyor. Ampul yandığında ortaya çıkan gizemli efekt ise üretim sırasında reçinenin çok ufak bir miktar çekmesiyle oluşan ampul ve akrilik bloğun arasındaki küçük boşluğa ışığın girmesiyle oluyor. Akrilik bloğun cilalanmış yüzeyi ise neredeyse mücevher kalitesinde bir parlaklık sağlıyor. Glow Brick gün içinde emdiği enerjiyle karanlık olduğunda ampulün içindeki pigmentten yaydığı sakin ve rahatlatıcı loş bir ışıkla çok hoş bir atmosfer yaratır. Basitliği ve eşsizliği sayesinde kablolarla ya da pillerle uğraşmadan hoş bir “mood light” arayanlar için harika bir çözüm. Açma kapama düğmesi bile yok.
Etiketler:
ev dekorasyon,
lamba
23 Ağustos 2008 Cumartesi
18 Ağustos 2008 Pazartesi


Ben tatilden dönerken bi türlü kutlayamadım ama benim böcüğümün dün doğum günüydü. Doğum günün kutlu olsun böcüğüm. Sınavlardan döner dönmez birlikte İzmiti talan eder bunun acısını çıkarırız.Buarada böcüğüm bu kadar hızlı büyüme ya. Daha dün Diyek diye peşimde dolanırken 1 ay sonra liseli olcan.Ama iyiki doğdun. :)
Etiketler:
doğum günü,
ece,
kuzenler
Güzel bir tatilden sonra bol dinlenmiş olarak geri döndüm.Size tatile gideceğimi söyleyememiştim. Geçen pazar yola çıktık çok uzağa değil yalovaya tatile gittik. YADEM diye bir yer açılmış.Yeni daha çok uzun bir geçmişi yok yani. Tatil köyü gibi. Deniz, sahil mükemmel. Marmaranın en uzun kumsalına sahip. 1 hafta boyunca annemle çok güzel tatil yaptık.Dün babamla abimin gelip bizi almasıyla tatilim son buldu :( Görenler zaten esmer olan tenimin karardığını söylüyorlar,ve zayıfladığımıda:) Bütün gün fırsat buldukça denize attım kendimi yüzerek mükemmel zayıflanıyo onu anladım. Neyse bu kadar tatilin sonunda yarın Bileciğe gidicem.Çarşamba günü sınavım var. :( Bana başarılar dileyin yoksa bu okul bitmek bilmicek :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





